Gezi Direnişi'ni başarıyla yansıtan ve direnişi başarıyla anlatan bir roman diye sunulmasını tamamen bir tanıtım stratejisi olarak görüyorum. Hatta öyle ki, bence bu roman Gezi'den önce yazılmaya başlandı ve içerisine sonradan Gezi eklendi diye düşünüyorum. Kitabın ilk yarısında Gezi'ye dair herhangi bir ifade ya da tanımlama bulunmuyor. Kitabın ortasında, konu bir anda değişiyor ve Gezi Parkı'nda devam ediyor. Hatta kitabın sonlarındaki anlatım, kitabın bütününden önemli ölçüde kopuk. Kitabı herhangi bir şekilde sevmemiş olsam da, önyargımla yorum yapmamak için sonuna kadar okudum ve fikrim değişmedi. Beklentisiz şekilde, kolay bir yaz kitabı olarak okumak isterseniz belki tercih edebilirsiniz. Ama okumayınca da bir kayıp yaşamayacaksınız.
Oysa çok önceden okuduğum "Erken Kaybedenler"'i gayet sevmiştim.
Ekim 2014