Kitap 6 tane öyküden oluşuyor. Öykülerin, betimlemelerden olaylara karışık sırayla geçerek atlaması kitabın geneline yayılan ortak bir nokta. Kitapta etkilendiğim, hatta sevdiğim bir bölüm bulunmasa da, kitaptaki en iyi diyebileceğim öykü ikinci sırada yer alan ve "İki gündür karşı apartmandaki kadının intihar etmesini bekliyorum. Belki de etmez" diye başlayan "Pencere".
Bu kitabı okumadan önce hakkında pek de bir bilgi sahibi olmadığım yazarı anlamak, belki de kendi deyimiyle "Baron Bahar'ın anlattığı şeyler // Tam bir hayat boyu sürdü." satırında gizlidir. Gizli bir dünyanın, gizli kalması istenen detayları.
"Fakat doğayı görmüyorsun. Yoksa - benimle gelirdin, geceleri doğa bir cennettir." çağrısını yapabilmek ne güzeldir, düşüncesiyle kitabı bir oturuşta bitirdim. Peki, sizin bu çağrıyı yapmak istediğiniz / yapabileceğiniz kimse var mı?
Hakan Genç
20 Aralık 2015 :**