26 Eylül 2016 Pazartesi

Sputnik Sevgilim / Murakami (Rodos'a bakarak Rodos'u okumak)

Haruki Murakami'den yine bir yolculuk kitabı. Yolculuklarda kolay okunan, edebiyat yönü güçlü olmayan eserler için bu tanımı kullanıyor olsak da; Murakami'den bahsediyorsak bu tanım yetersiz (hatta geçersiz) kalıyor. 

Belki de hiç olmayan bir ilişkideki üçüncü kişinin dünyanın bir ucundan Rodos'a gelmesi, romanın önemli noktalarından birini oluşturuyor. Romanın ilk başlarındaki durağanlık bitince ortaya bir çırpıda okunan heyecanlı bir hikaye çıkıyor. Bu kitabı okurken benim için güzel bir tesadüf de kitabın Rodos Adası'yla ilgili sayfalarını okurken yeşilliklerin arasında bir dağ evinde bulunmam ve Rodos'u karşıdan seyrediyor olmamdı. Evet, ambiyans önemli:) 

İsmini bilmediğimiz (ve roman içerisinde "K." olarak tanımladığımız) anlatıcı, dile getirmediği aşkını yollara düşerek ifade ediyor. Bence, bu ifade etme süreci en çok da kendi kendine yaptığı bir değerlendirmeyi yansıttığı için önemli. Zira, K.'nın sorularının yanıtlarından çok, bu yolculuk sonunda kendi duygularını görmesi benim için hikayenin en güzel detayını oluşturuyor.

Hakan Genç
BdBG Blog / Eylül 2016
Bilsek de Bilmeden Gelsek

23 Eylül 2016 Cuma

Babalar ve Oğullar / Turgenyev

Yakın zamanda ardışık okumaya devam ettiğim diğer bir yazar da Turgenyev oldu. Lüzumsuz Bir Adamın Günlüğü'nden sonra Babalar ve Oğullar'ı okudum kısa bir sürede. Buradaki Gecikmiş Klasikler kategorisine çok rahat girecek bir eser. Şimdiye kadar epey kişisel bir şekilde okumaya elimin gitmediği kitaplardan biriydi. Nihilizm nedir, doğru ve yanlış hangi durumlarda ne kadar kişisel tanımlardır bunları yansıtan güzel bir eser.

Romandaki güçlü diyaloglar, özellikle bilgiyi ve ahlakı sorgulamak için önemli kıvılcımlar yaratıyor. İsminde de geçtiği üzere, roman temelde nesiller arasındaki anlayış farklarını yansıtsa da bence Turgenyev'in insanların farklı tutumlarını bir arada neden-sonuç ilişkisinden bağımsız inceleyen tavrı bence romanın ilerleyen sayfalarında daha belirgin ve önemli hale geliyor.

1800lü yılların ortalarındaki gençleri eleştirirken kullanılan "Eskiden okuyup öğreniyordu gençler; çevrelerinde cahil tanınmak istemediklerinden ister istemez öğrenmeye çalışıyorlardı. Ama şimdi şöyle demek yeterli oluyor onlar için: 'Dünyada her şey saçma!' Bu kadarla iş bitiyor! Şimdi nihilist olup çıktılar." tanımı nesillerden belli ki değişmeyen bir yakınmaya işaret ediyor.

Gereksiz yere gösterilen minnettarlık duygusundan bahsederken, bunun genç yüreklere ağır gelmeyeceğinin belirtilmesini de aslında olgunlukla kazanılan bir sağduyu göstergesi olarak yorumlayabiliriz. Turgenyev'in iki eserinde de geçen düello davetleri ve bu düelloların beklenmeyen sonuçları, belki de günümüzün gereksiz meydan okumalarına kıyasla daha az sorunlu yaklaşımlar. Buradan yola çıkıp meydan okuyarak varlığını göstermek tutumunun, modernizmle birlikte daha da sıkıntılı bir hal aldığını belirtebiliriz.

Aslında Babalar ve Oğullar'dan zevk almak için bu kadar derin analizlere gerek bile yok. Arkadiy ve Bazarov'un başına gelenleri okumak, aristokrat yaşamın eleştirisini incelemek kadar keyifli.

Hakan Genç
BdBG Blog / 28 Ağustos 2016
Bilsek de Bilmeden Gelsek

1 Eylül 2016 Perşembe

Belki de tek bir şarkıyı yaşıyoruz.

Mecralar-arası yolculukta keşfettiğim bir kısa film: A Single Life. Spotify'da farklı şarkılar arasında gezinirken karşıma çıkan bir soundtrack'i çok sevip 2-3 kere dinledim ve ardından filmi aramaya başladım.

2015 Oscar'ları için en iyi kısa film dalında aday olmuş bir animasyon. Aslında Oscar adaylığından dolayı çok da gizli kalmış bir keşif değil, belki zaten bildiğiniz bir film. Sinemada daha önceden farklı şekillerde işlenen hayatın geri-döndürülemezliğine yapılan farklı bir vurgu. Carpe diem diyince klişe olsa da sinemada halen yaratıcı kullanımlarını gördüğümüz bir konu. Plağa kaydedilmiş bir hayatı yaşıyoruz, hayatımız belki de bazı yerleri nakarat olan tek bir şarkıdan ibaret.

http://dovga.com/video/5775/a-single-life/short-films

Kısa film YouTube ve Vimeo'da yoktu, pek tercih etmesem de bu sefer vk üzerinden link veriyorum. Bakalım zamanla link uçmaz umarım, a.k.a. kurbağa.

Link uçmuş olursa da eliniz boş göndermeyeyim, YouTube üzerinden şarkıyı dinleyebilirsiniz: https://www.youtube.com/watch?v=HjmGUXr32I0