Kitabın arka kapağı dahil olmak üzere, bu roman hakkında yapılan yorumlarda genellikle Tanpınar'ın memleket durumunu incelemesi ve bürokrasi eleştirisi öne çıkmakta. Elbette romanı okurken, anlatılan olaylarla günümüzdeki durumun benzerlikleri benim için de dikkat çekiciydi. Özellikle önce bir sistem oluşturulup ardından onun işlevselliğinin yaratılmaya çalışılması, şu an iş hayatında bile karşımıza çıkan sorunlardan biri. Romanda Halit Ayarcı ile Hayri İrdal arasında geçen "Grafik nasıl hazırlanmalı?" sohbeti, günümüzde her alanda kullanılan istatistiklerin, verilerin çarpıtılarak istenilen kıvama getirilmesinin güzel bir örneği. İş hayatında her sektörden biliyoruz ki aslında istatistik bir yalan söyleme aracıdır. 50 yıl önce bunun bu kadar açık ifade edilmesi, benim için kitaptaki en önemli detaylardan biri. Bununla birlikte, bireyin cahilliğinin kişisel yaşama etkileri ve toplumdaki cehalet ile bireysel cahilliklerin desteklenmesi etkileyici örneklerle yer alıyor.
Tanpınar'ın toplumsal incelemelerinin ötesinde, benim için bu romandaki en önemli unsur kişisel ilişkilerinin saf ve derin bir şekilde anlatılması. "Beni tanıyanlar, öyle okuma yazma işleriyle büyük bir ilgim olmadığını bilirler." cümlesi, en sevdiğim kitap açılışları listeme girdi bile.
Benim için etkileyici olan bazı alıntılar:
"...kütüphane dolusu kitapları okuyarak Nevzat Hanım'a aşık olmağa hazırlanmıştı..." cümlesi, kitap ve aşk için ne güzel bir tanımlama.
"O geceden sonra bu konuşma içimde düğüm olmuştu. İnsanlar arasına karışmak, biraz müsavi muamele görmek için nelere tenezzül ettiğimi biliyordum." bu alıntıyı çok sevmem ile ilgili yorumlarım çok kişisel kalacak. Yorumsuz olarak sosyal hayatın önemli bir hakikati diyebilirim.
"...hayatımızı anlamağa çalışırken, 'Biz kabahati üzerine yüklenen insanlarız' demişti. Zannediyorum ki bütün bu hadisede tek anahtar bu cümledir." bence sırf bur romanı değil, o dönem edebiyatındaki çoğu olayı açıklayabilecek bir cümle.
Ve son olarak, cemiyet hayatının her aşamasına bir şekilde uygun bir soru geliyor:
Alıntı:
"Burada ne diye beyhude yere sıkılıyorsunuz?"
Kasım 2014