Keyifle okunan kısa kısa öyküler, her öyküde, günlük hayatın çeşitli detayları yer alıyor. Öykülerin yazım dili, sözlü bir aktarımın yazıya dökülmesi gibi, içten ve hikaye kalıplarından uzak. Kitapta bir araya gelen öykülerin ortak özelliği nedir diye söylemem gerekse, en rahat söylenebilecek şey detay incelemesi olur.
Kitabın tamamı bir bütün olarak kolayca okunan ve gülümseten öyküler içeriyor olsa da, okurken en sevdiğim üç öykü Kalıcı Makyaj, Platonik ve Sayın D1 Blok Sakinleri oldu. Platonik öyküsünü spoiler vererek özetlersem, kitap hakkında daha kolay fikir sahibi olabilirsiniz. Apartmandaki daire kapısının ev ahalisinden bir kadına olan platonik aşkını, her platonik ilişkide olması gerektiği gibi tek tarafın, kapının, gözlemleri üzerinden okuyoruz. Bir kapının gözünden imkansızlığın umudu ve hüzünlü hikayesi.
Farklı hikayelerden iki alıntı:
"...dikkat et, eylülde tipi kayık bir ton köpek görürsün başıboş... zaten öyle çocuğuna hediye diye yaz başı alıp da okullar açılınca sokağa sepetleyen çok. Mevsimlik işçi sanki..."
"'Maalesef bizde daha uygunu yok,' derdi imalı farklı renklerini soran kadına. Karşısındaki anlardı. Sevda'yla Nilgün, aybaşları hesaplarına asgari ücret yatmasından değil, kasanın arkasında 'Bu işyerinde asgari ücret uygulanmaktadır.' levhasından utanıyorlardı. Bunu bir gün birbirlerine itiraf etmiş olsalardı, belki önce kamerayı, sonra da o yazıyı söküp atarlardı birlikte."
Sonuç olarak, kısa sürede keyifle okunan hikayeleri ve detayları incelemeyi seviyorsanız tavsiye edeceğim bir kitap. Ama yine de bu kitapla kalmayıp Pınar Öğünç'ün günlük yazılarını ve yorumlarını da takip edin derim.
Hakan Genç, Ekim 2015